Стихи / Şiirler - TURK EVIM - ТУРЕЦКИЙ ДОМ

Меню - Мenü
Вход - Giriş
Логин:
Пароль:
Календарь - Takvim
«  Сентябрь 2010  »
ПнВтСрЧтПтСбВс
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930
Поиск - Arama
Категории
Мои стихи / Şiirlerim [14]
Стихи о Турции и не только о ней
Rus şiirler Türkçede [8]
Турецкие поэты [5]
Türk şairleri
Счётчики

Рейтинг@Mail.ru

Каталог путешествий www.turizm.ru

www.popularsite.ru

Кто там - Kim var?

Онлайн всего: 1
Гостей: 1
Пользователей: 0

                             Ни у кого - нет никого!..

                                                         Авни

Ты прав, поэт. Мы венчаны не славой –
Чугунной ночи гулкой пустотой!..
Как непреложно мы с тобою правы –
Заклятой правотой!..

В каком бреду, в каких ночных кошмарах
Свой крест несли – казнимые рабы,
Два узника на обгорелых нарах
В тюрьме судьбы!..

Ежесекундно – или бесконечно –
В зубах зажата каменная боль! 
Твою вину - безмолвно, жадно, вечно
Принять позволь!..

Две непреклонных воли, две гордыни –
Дотла – тем самым солнцем сожжены!..
...Пожми мне руку, брат. Ведь мы отныне
С тобой – равны.

Елена Иванова

Январь 2009

Категория: Мои стихи / Şiirlerim | Просмотров: 51 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2010-07-26



Памяти Назыма Хикмета


Назым! Слышишь ли, учитель,

Как земля твоя родная

День и ночь кричит от боли?

 

Там, в раю, где нет неволи,

Там, где в вечности не знают

Нищеты, страданий, горя, -

Помяни нас, безутешных,

Виноватых, буйных, грешных,

Нераскаянных, кромешных –

Как заблудших поминают…

Море слёз – четыре моря!..

 

Сын, Мемет!.. А что же станет

С опозоренной страною?..

Сожжены больные души,

Плесень - хлеб, вода – отрава…

Невиновные – виною

Исказнились. Горечь душит!

Научи, коль мы неправы!..

Или там, где ты сейчас,

Заступись за нас…


04.06.2010
Категория: Турецкие поэты | Просмотров: 130 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2010-06-05



- Не спеши, погоди, - ни к чему!..
- Тороплюсь - к тебе одному.
- Отдохнуть бы тебе, поспать!..
- Я боюсь не дойти - устать.

- Обогрейся, садись к огню!..
- Я боюсь - догорю, отзвеню.
- Не страшись - я везде, всегда!..
- Я боюсь - иссякнет вода.

- Вот колодец - вода в нём чиста!..
- Я боюсь - пересохнут уста.
- Что мне делать?!.. Хотя бы поверь!..
- Я боюсь - захлопнется дверь.

Елена Иванова,
апрель 2010
Категория: Мои стихи / Şiirlerim | Просмотров: 84 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2010-05-15






İşte yine o pencere,
Uyku tutmayan. Bakıyorum.
Şarap mı içiyorlar,
İçmeden mi oturuyorlar,
İki ruh hiç ayrılmaz mı?
Bil ki, her evin
Öyle bir penceresi var.

Ayrılık ve kavuşmanın haykırışı,
O pencere’dir!
Bin mumlu mu, üç mumlu mu,
Kim bilir!..
Zihnimin rahatı uzaklara kaçmış,
Şimdi benim de evimin
Böyle penceresi varmış...

O uykusuz ev için,
Ateşli pencere için
Dua et, dostum benim!..

Çeviren: Elena İvanova




Hoşuma gidiyor

Hoşuma gidiyor bana deli olmamanız,
Size deli olmayışım hoşuma gidiyor.
Bu ağır yerkürenin ayaklarımızın altından
Asla kaymayacak olması hoşuma gidiyor.
Hoşuma gidiyor komik olabilmek,
Kaygısız olabilmek - ve kelimelerle oynamamak
Ve kollarımız her birbirine hafifçe değdiğinde
Hain bir dalgayla kızarmamak.

Bir de benim önümde
Sakince bir başkasına sarılmanız hoşuma gidiyor,
Benim de sonsuza kadar ateşlerde yanmamı
İstemiyorsunuz, öptüğüm siz değilsiniz diye.
Sonra benim güzel ismimi, canımın içi,
Ne gündüz, ne gece ağza almamanız sebepsizce…
O şarkıları hiç duymayacak olmak mesela
Düğünümüzün büyülü sessizliğinde.

Size şu kalbimle, şu ellerimle teşekkür ederim;
Beni -kendinizden habersiz- bu denli sevdiğiniz için,
Huzurlu gecelerim, günbatımındaki buluşmalarımızın seyrekliği için,
Ayışığı altında yürümeyişlerimiz,
Başımızın üstünde olmayan güneş için,
Bana, yazık ki, deli olmadığınız,
Size, yazık ki, deli olmadığım için.

Çeviren: Bilinmeyen





Arduvaz Tahtalara Yazıyorum Adını..

Arduvaz tahtalara yazıyorum adını
Solgun yelpaze kanatlarına
Nehirlerin, denizlerin kumuna
Buzlara ve yüzüğümle çiziyorum adını

Ve asırlık ağaçların kalın gövdelerine…
Bilir misin, doğruluğundan kimse kuşkulanmasın diye
Sevildiğinin, sevildiğinin, sevildiğinin!
Gerçekliğini çiziyordum gök mavisinin.

Ve istiyordum ki her biri çiçeklensin
Parmaklarımın ucunda yüzyıllar boyunca!
Sonra, masaya eğerek alnımı
Haçlarla yokettim hepsini bir solukta.

Ama sen, inleyerek katı parmaklarında
Kötü bir yazarın, yüreğimi yakıyorsun!
Hiç aldatmadım seni! Yüzüğümün halkasında yaşattım
Ve gene yaşayacaksın kanunların sonsuzluğunda.

Çeviren: Erdoğan Tokatlı





On beş yaşında

Şarkı söyler ve unutulmam derken,
Gönlümde şu sözcükler "on beş yaş."
Ah, niye birdenbire büyüdüm ben,
Ne yapsam boş!

Daha dün, yeşil huşlar arasından
Özgürce geçerdim, sabahleyin.
Çok yaramazdım, saç baş perişan,
Hem daha dün!
Baharda uzaktaki çanlar çınlardı,
Bana derdi "Koşup uzansana!"
Hemen her çığlığıma izin vardı,
Her adıma!

Bizleri ne bekler işin sonunda?
Her şey yalan dolan, her şey yasak!
Çocukluğum bitti on beş yaşında,
Ağlayarak.

(1911)

 



Şiirlerim İçin

Hayatımda öyle erken, öyle erken yazıldı ki şiirlerim
Kendimin henüz bir şair olduğunu bilmiyordum daha.
Pınarın damlacıkları misali cebren ayrılırlar benden,
Bir roketin devinmesine benzer gene de.

Ansızın saldırır şiirler benden, işgal eder, uykunun ve tütsünün
Sarmaladığı tapınaktaki bazı minicik iblisler misali.
Gençlik ve ölümdür ele aldığı konular. Şiirlerim,
Her daim okunmadan kalan dizelerim!

Değişik kitapçıların tozu arasında fırlatılmış buraya ve oraya,
(Dokunulmamış şimdiye dek herhangi bir okurun parmaklarınca!)
Değil mi ki şiirlerim, değerli şaraplar gibi saklanır derinlerde,
Bilirim, zamanı gelir onların bir gün.

(13 Mayıs 1913)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy






Seni seviyorum

Seni seviyorum her gün, her saat.
Üstümde kocaman bir gölgesin,
Kutup köyündeki dumana inat.

Seni seviyorum her saat, her an.
Bana ne göz ve dudaklarından,
Her şey başladı, bitti, sensiz, inan.

Hatırlıyorum ses veren yaylar,
Kocaman yaka, tertemiz karlar,
Ve o yıldız dizilen boynuzlar...
Gölge... göğün yarısı edersin...
Eski dumanı kutup köylerinin...
Anladım Sen Kuzey geyiğisin.

7 Aralık 1918

 
 


Rusya’m, ne var utanacak..

Rusya'm, ne var utanacak!
Melekler hep yalınayak...
Çizmeleri aldı şeytan,
onlar şimdi kara korsan!

... Читать дальше - İleri »
Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 176 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2010-04-23





Ağırlık ve tatlılık kızkardeştir


Ağırlık ve tatlılık kızkardeştir, aynıdır belirtileri
Ciğerotları ve yabanarıları ağır gülleri emerler;
İnsan ölür, soğur ısınmış kum,
Kara bir sedyede taşırlar bir gün önceki güneşi.
Ah, ağır petekler ve o tatlı ağlar,
Ağır bir taşı kaldırmak daha kolaydır tekrarlamaktan
senin tatlı adını!
Tek bir kaygım var benim, altın bir kaygım:
Zamanın ağırlığını kaldırmak kaygısı...
Kara bir su gibi çekerim içime bulanık havayı,
Zaman pullukla sürülür ve gül çürüyüp toprağa döner;
Örülür iki sıralı bir çelenkte ağırlıkları ve tatlılıkları
Karışırken yavaş bir burgaçta ağır ve tatlı güller...
1920

Çeviren: Ataol Behramoğlu
 



Geleceğin gürültülü zafer şenlikleri için...

Geleceğin gürültülü zafer şenlikleri için,
o soylu kuşak uğruna, yoksun kaldım
atalarımın şölenindeki kadehimden,
mutluluğumdan, onurumdan.

Omuzlarıma atılıyor şu kurt köpeği çağ,
oysa benim kanım kurt kanı değil.
İyisi mi, bir Sibirya kürkünün koluna
bir kalpak gibi sokun beni ki,

gözüm görmesin korkakları, yıvışan çamuru,
çarka gerilen kanlı kemikleri,
ve bütün gece parlasın benim için
ilkel güzellikleriyle mavi tilkiler.

Yenisey’in aktığı geceye götürün beni
çamların yıldızlara değdiği,
çünkü benim kanım kurt kanı değil,
ancak bir benzerim öldürebilir beni.

17-28 Mart 1931 - 1935





Utangaç sözsüz sesi

Utangaç sözsüz sesi
Ağacından düşen bir meyvanın,
Ve onun çevresin... Читать дальше - İleri »

Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 241 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2010-03-01




Расскажи мне такую сказку...


Расскажи мне такую сказку,
Чтобы в ней голубело небо,
Где парил бы голубь надежды,
Простирая белые крылья
Над усталой землёй моей!..
 
Расскажи мне такую сказку,
Чтобы в ней счастливые люди
Лишь о радости песни пели,
Чтобы слышен был отовсюду
Переливчатый смех детей!..

Расскажи мне такую сказку,
Чтобы в ней молодые деревья
Не рубил топор без пощады,
Чтобы мамы седые наши
Никогда навзрыд не рыдали
Над могилами сыновей!..

Расскажи мне такую сказку,
Где любовь заживляла бы раны,
Где враги бы братьями стали,
Одному бы молились Богу,
На одном языке говорили,
За одним бы столом сидели,
Друг за друга стояли горою…
 
...И была бы та сказка правдой,
Той, которой нету верней!..
 
09.10.2009





Любить до бесконечности...


Я лезвием ножа первую букву имени твоего, моя роза,
Вырезал на стволе склонившего к земле ветви тутового дерева,
А рядом вырезал первую букву своего имени.
Их не стереть, даже если снять с дерева кору.

И если настанет день нашей разлуки, моя роза,
В глубине любящих сердец останется след,

Подобный нашим именам, вырезанным лезвием ножа на стволе тутового дерева.
Твоя любовь, исцеляющая кровоточащие раны души моей,
С каждым новым днём будет возрождать в наших сердцах солнце.
Роза моя, это не та любовь, что живет до гроба -
А та, что будет жить до бесконечности.





Серенада лунного луча
 
Блеск луны, летучая волна...
Чист и светел, шелестел прибой.
По воде стелилась тишина,
Та, в которой жили мы с тобой.
 
Серенаду лунного луча
Пело море в полуночный час.
Песнь его, симфонией звуча,
Стала бесконечностью для нас.
 
Ветер мне волну швырнул в лицо,
Солью сжег – и я сгорел дотла…
Бури надвигавшейся гонцом
Та волна свинцовая была.
 
Не вернуться чайке в отчий дом!
Лунных струн былого – не вернуть!..
Я плыву безмолвным кораблем,
И вслепую длится долгий путь.

... Читать дальше - İleri »
Категория: Турецкие поэты | Просмотров: 522 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-10-24

 

Rusya
 
İşte o altın yıllarda olduğu gibi
Aşınmış üç eyer kayışı sallanıyor yine
Ve renk renk üç tekerlek dingili
Dalıp çıkıyor eğri büğrü izlere…

Rusya, yoksul Rusya!
Kül rengi köy evlerin senin
Ve rüzgârın taşıyıp getirdiği türküler
Gözyaşları gibidir ilk sevgimin

Acımak elimden gelmez sana
Ben kendi boğuntumu yaşamaktayım şimdi…
Git, istediğin büyücüye
Teslim et haydut güzelliğini!

Varsın büyülesin seni ve aldatsın
Yok olmazsın yitip gitmezsin nasıl olsa
O güzel çizgilerin belki
Dumanlanır biraz, kaygıyla…

Ne çıkar bir kaygı daha eklenmişse
Çağıltılı nehre bir gözyaşı daha damlamış ne çıkar…
Sen o'sun yine, ormanlar, tarlalar…
Ve kaşlarına kadar nakışlı bir boyun atkısı…

Ve katlanılmayacak hiçbir şey yoktur artık
Sezilmez nasıl akıp gittiği uzun yolların
Parlayıverdiğinde, uzakta bir yerde
Atkının altından bir anlık bakışın
Ve usul bir tasayla çınladığında
Boğuk türküsü arabacının…

 

Durgun yıllarda gelmiş olanlar dünyaya

Durgun yıllarda gelmiş olanlar dünyaya
Anımsamazlar geçtikleri yolları;
Biz, Rusya'nın korkunç yıllarının çocukları -
Gücümüz yok hiçbir şeyi unutmaya.

Yakıp kavuran, kül eden yıllar !
Çılgınlığın mı, umudun mu kökü gizli sizde?
Savaş günlerinden, özgürlük günlerinden
Kanlı bir parıltı kaldı yüzlerde.

Uğultusu tehlike çanlarının
Dilsiz olmaya zorladı bizi.
Uğursuz bir boşluk kapladı
Bir zaman coşkuyla dolu yüreklerimizi.

Varsın, üstünde ölüm döşeğimizin
Uçuşsun bir karga sürüsü, bağırışlarla -
Tanrım, seyretsinler âlemini senin
Kimler daha lâyıksa!

Çeviren: Ataol BEHRAMOĞLU

 

İskitler

Milyonlarcasınız. Milyarlarca biz.
Hadi deneyin, savaşın bizimle.
Evet Asyalıyız, biz İskitleriz.
Aç, vahşi ve çekik gözlerimizle!

Sizin yüz yıllar, bizim bir saat
Uşaklar gibi iki düşman ırka
Biz kalkan tutuk, ettik itaat
Moğollarla Avrupa arasında

Yüzyıllarca o eski ocağınız gürledi
Susturarak çığların sesini
Ve siz yabancı bir masal sandınız
Lizbon ve Messina'nın çökmesini

Gözünüz Doğudaydı yüzyıllarca
Topladınız bizim başyapıtları,
Erittiniz. Alayla beklediniz
Bizlere doğrultmak için topları.

Vakittir. Bakıyor bela kapıdan
Büyüyor günbegün dargınlıklar,
Yok olur belki hiç iz bırakmadan
Günü gelince sizin Pestumlar.

Daha ölmemişken ah eski dünya!
Daha sürerken tatlı çilen senin.
Ermiş Oidipus gibi dursana
Önünde eski Sfenks bilmecesinin.

Rusya Sfenks’tir. Gülerek, ağlayarak
Kara kanlar içindeyken kendisi
Gözleri sende, bakar öylece,
Durur, içinde nefret ve sevgisi.

Evet, kanımızın sevdiği gibi
Sevmiyor hiç biriniz çoktan artık
Unuttunuz bu dünyada sevgiyi
Yakan, öldüren duyguyu - yazık!

Severiz ilahi basireti de,
Soğuk sayıların sıcağını da,
Anlarız özü Fransızca espride,
İç karartan Alman dehasını da.

Aklımızda Venedik serinliği,
Sokaklardaki cehennem Paris'te
Uzakta aromalı limon bahçeleri,
Köln'de dev yapılar, duman da, sis de.

Severiz vücudu tat ve rengiyle
Boğucu, ölümcül kokusuyla biz,
Su... Читать дальше - İleri »

Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 489 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-08-14

 
…Нераскаянный, несусветный!..
Я согласна тебя отпустить!..
Иногда порою рассветной
Приходи в мои сны погостить.

Вот мой дом у горного склона,
Хлеб да соль - нет её солоней!..
А вот это - святая икона,
А вот это - свеча перед ней…

Воду чистую в глиняной чаше
Поднесу - и спать уложу…
«И остави нам долги наша…»
А заветного - не скажу.

А наутро… неразделима
Нам дорога - легка и светла...
А за ней - Иерусалима
Светозарные купола!..

Елена Иванова
15.06.2009
Категория: Мои стихи / Şiirlerim | Просмотров: 336 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-06-16

 

Прости меня за то, что я - была!..
Жила? - Едва ль!..
Прости меня за то, что я ушла
В другую даль!..

За пыль чужих дорог, за сосны те -
Для нас - на час!..
За то, что я верна пустой мечте
В последний раз!

Пять лет игры, пять лет игры с огнём -
Моя вина!
Смертельный бой - я, несомненно, в нём
Побеждена!

…Июнь. И за окном запели птицы -
Кто знает, соловьи, или синицы!..
Шумит листва. А может, только снится
Мне в голосах вечерних голос твой.
…Прости…

 

***


Affet, hayatında ben olduğum için,
Yaşadım mı gerçekten? Sanmam!
Affet, bırakıp gittiğim için,
Başka uzaklara.

Yolumuzda yabancı olduğumuz için;
O çamları bir an gördüğüm için
Boş hayallerle sana güvendiğim için
Son defada...

Beş yıl oyun, beş yıl ateşle oyun
Ben suçlu
Muhakkak ölümcül oyun içinde
Ben Mağlup.

Haziran, kuşlar uçuştu camdan
Kim bilir bülbül mü, serçemi?
Yaprak sesleri mi yoksa hayal mi?
Sesimde senin akşam ki sedan
Affet…


11 - 12.06.2009


Elena İvanova

Çeviren: Hilmi Bilici

Категория: Мои стихи / Şiirlerim | Просмотров: 296 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-06-12


Dinleyin!
..


Dinleyin!
Bu yıldızları böyle
her gece
niçin yakarlar ?
Herhalde birisine gerekli diye?
Herhalde yanmalarını isteyen birisi var?
Ve herhalde birisi
bu balgam parçalarını
inci diye sayıklar?
Ve zorlayıp
bir öğle vakti kalkan toz borasını
Tanrı katına varır
geç kalmak korkusu yüreğinde
yalvarır

öper Tanrı' nın elini merhamet dilenerek
ağlar -
anlatır kendisine niçin bir yıldız
gerektiğini -
bu azaba yıldızsız katlanamayacağını
Ve sonra o birisi
gezdirir boğuntusunu diyar diyar
sakin gözükmeğe çalışarak:
"Şimdi daha iyisin değil mi?"
diye sorar
yoluna ilk çıkana
"Korkmuyorsun artık
değil mi?"
Dinleyin!
Yaktıklarına göre bu yıldızları
böyle
her gece
Birisinin işine yaramaları şart
öyle değil mi
ve şart olsa gerek
gene her gece
hiç olmazsa bir yıldızın yanıp sönmesi..

Çeviren : Attilâ T
okatlı

 

K
eder


Rüzgâr, umutsuz, boşuna
dövünüp durdu insafsızca.
Karartarak damlayan kanı
ürpertip damların omurgasını.
Ve bir yalnızlık düşkünü yine
doğdu dulkalmış ay gecede.

Çeviren: Erdal A
lova



Lili
(Mektup yerine)

Tütün dumanı kemiriyor havayı.
Oda
Kruçyonıh'ın Cehennem' inden bir bölüm gibi.
Anımsıyor musun
İlk kez
ardında bu pencerenin
tutkudan çıldırmışçasına
okşamıştım ellerini.
Şimdi
oturuyorsun aynı yerde,
yüreğin
demirden bir kılıf içinde.
Ve yarın
paralayan sözlerle
kovacaksın belki beni
Ve loş antrede
uzun süre
titreyişlerle sarsılan bir kol
bulamayacak
ceketteki yerini.
Çıkacağım, ezilmiş.
Fırlatacağım vücudumu sokağa.
Yabanıl
çılgın
umutsuzlukla paramparça.
Hayır
gerek yok buna,
sevgilim,
biriciğim,
gel
vedalaşalım şimdiden.
Ağır bir gülle gibi
aşkım
nereye kaçarsan kaç
asılıdır sana
nasıl olsa.
Bırak
son bir haykırışla uluyayım
horlanmışlığın acı yankısını.
Çalışmaktan
anası ağladığında öküzün
gider
salar kendini soğuk sulara.
Aşkından başka
deniz yok bana,
ve gözyaşları da
bir erinç
koparamıyor ondan.
Yorgun fil
sessizliği aradığında
yatar
kızgın kumlara saltanatla.
Aşkından başka
güneş yok bana.
Ve bilmiyorum bile
neredesin şimdi ve kiminle.
Eğer
bir başka şair olsaydı
böylesine üzdüğün,
onarırdı acısını
parayla ve ünle.
Fakat
sevinç vermiyor bana hiçbir çınıltı
senin sevgili adının
çınıltısından başka.
Atmayacağım
bir boşluğa kendimi,
zehir içmeyeceğim.
Ve dayayıp
şakağıma namluyu
çekmeyeceğim tetiği.
Ağzı hiçbir bıçağın
bakışların kadar senin
kesemez beni.
Yarın unutacaksın
seni taçlandırdığımı,
ve yakıp tükettiğimi
çiçeklenmiş bir ruhu
aşkla.
Ve uçarı günlerin fırtınalı karnavalı
dağıtacak
sayfalarını kitaplarımın.
Sözlerimin kurumuş yaprakları mı
durduracak seni
çırpınan soluğuyla.
Bırak hiç değilse
son bir sevgi dalgası sereyim
beni bırakıp giden adımlarının altına.

Çeviren : Ataol Behramoğlu

... Читать дальше - İleri »

Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 510 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-05-26

1 2 3 »
Друзья - Dostlar

Турецкий клуб в Москве
Türk Külübü Moskova'da

Турецкий Клуб

Турецкий язык онлайн
Türkçe onlinede öğren!


    Мы живём в Турции!
    Türkiye'de yaşıyoruz!

        Турция.Ру -
        место под солнцем!

          Турция.Ру

            Персональный Гид
            России


            Персональный Гид России - Города России, Гиды, Туры, Отели и Турфирмы России
              Впервые в России

              Эмин Джошкун у нас
               



              Emin Coşkun'un sitesi



              Наш опрос

              Какая тематика в культуре Турции Вам наиболее интересна?

               

              [ Результаты · Архив опросов ]

              Всего ответов: 562
              Что нового?
              Новая статья
              Yeni yazı


              [2010-06-04]
              В МИРАХ ЛИ... (1)

              Новая книга

              Yeni kitap

              [2010-05-11]
              HUZUR (0)

              Новые стихи

              Yeni şiir


              [2010-07-26]
              ПОЭТУ АВНИ (бывшему МЕХМЕТУ ЗАВОЕВАТЕЛЮ) (0)

              Новое фото

              Yeni resim


              Новое фото

              Yeni resim


              Новое фото

              Yeni resim

              Copyright TÜRK EVİM - ТУРЕЦКИЙ ДОМ © 2010 Сайт создан в системе uCoz