Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü?..
Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü? Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni Yoksa, akşamın yaslı karanlığında Bir ölüyü mü düşünmeli...
Her şey senin için: Gün boyunca dualarım, Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin; Şiirlerimin beyaz sürüsü, Ve mavi yangını gözlerimin...
Hiç kimse daha yakın olmadı bana, Hiç kimse böylesine üzmedi beni, Acıya salıp gidenler bile, Okşayıp bırakanlar hatta.
Çeviren: Ataol Behramoğlu
Я не знаю, ты жив или умер,— На земле тебя можно искать Или только в вечерней думе По усопшем светло горевать.
Все тебе: и молитва дневная, И бессонницы млеющий жар, И стихов моих белая стая, И очей моих синий пожар.
Мне никто сокровенней не был, Так меня никто не томил, Даже тот, кто на муку предал, Даже тот, кто ласкал и забыл.
Son karşılaşmanın şarkısı
Buzdan bir el kalbimi sıkıştırıyordu sanki Ama bir düşte yürüyor gibiydim; Sağ elimin eldivenini Çıkarıp sol elime giydim
Bitmez tükenmez gibi geldiler bana Oysa topu topu üç taneydi basamaklar “Benimle öl..” diye fısıldadı Akçaağaçların arasından sonbahar
“Aldatıldım ben.. Üzgünüm.. Uçarı, kötü yazgım aldattı beni…” Dedim ki “Ben de, ben de öyleyim.. Ölürüm… Ölürüm seninle sevgili..”
Son karşılaşmanın şarkısıydı bu Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve; Yatak odasının penceresinde Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…
Çeviren: bilinmeyen...
Песня последней встречи
Так беспомощно грудь холодела, Но шаги мои были легки. Я на правую руку надела Перчатку с левой руки.
Показалось, что много ступеней, А я знала - их только три! Между кленов шепот осенний Попросил: "Со мною умри!
Я обманут моей унылой Переменчивой, злой судьбой". Я ответила: "Милый, милый - И я тоже. Умру с тобой!"
Это песня последней встречи. Я взглянула на темный дом. Только в спальне горели свечи Равнодушно-желтым огнем.
|