Турция - Türkiye

Категории
Мои стихи / Şiirlerim [18]
Стихи о Турции и не только о ней
Rus şiirler Türkçede [8]
Турецкие поэты [4]
Türk şairleri
Коды городов
Вход - Giriş
Логин:
Пароль:
Календарь - Takvim
«  Март 2009  »
ПнВтСрЧтПтСбВс
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031
Наш опрос

Какая тематика в культуре Турции Вам наиболее интересна?

 

[ Результаты · Архив опросов ]

Всего ответов: 753
Кто там - Kim var?

Рейтинг@Mail.ru

Каталог путешествий www.turizm.ru



Онлайн всего: 1
Гостей: 1
Пользователей: 0


Главная » 2009 » Март » 13


 
 
Kış gecesi (Mum yanıyor masada...)

Tipi tipi, bütün dünya, 
Köşe bucak kar. 
Bir mum yanıyor masada, 
Yanan bir mum var. 
 
Sinek nasıl yaz geldi mi 
Ateşe uçar, 
Uçuyor bak onun gibi 
Pencerede kar. 
 
Yapıştırıyor camına 
Onları rüzgâr. 
Bir mum yanıyor masada, 
Yanan bir mum var. 
 
Işıyan tavana az az 
Yerleşir gölge, 
El çapraz, ayak çapraz, 
Çapraz kader de. 
 
Tıkırtıyla düştüğü an 
Pabuçlar yere, 
Mumun gözyaşı lambadan 
Damlar eteğe. 
 
Her şey karlı karanlıkta  
Yiter kırçıl, ak. 
Bir mum yanıyor masada, 
Mum yanıyor, bak. 
 
Mumu üfürür bir yandan, 
Tutku ateşi 
Kaldırır kanatlarından 
Bir melek gibi. 
 
Tipiydi tüm şubat ayı, 
Ve bir mum bazan 
Işıtıyordu odayı, 
Masada yanan. 

1946

 


 


Sonbahar
 
 
Dağılın dedim ev halkına, 
Bütün dostlar çoktan dağıldı, 
Ve doldu kalbe ve doğaya 
Tüm zamanların yalnızlığı. 
Bekçi kulübesindeyim bak 
Seninle, ıssız bir orman bu. 
Yollar, şarkıya uyarak  
Yarı yarıya otla dolu. 
Şimdi acı duyarak bizi 
Seyrediyor kütük duvarlar. 
Hiç beklemeyin cengimizi, 

Geberip gideceğiz, o kadar. 
Birde oturup üçte kalkarız, 
Bende kitap sende el işi, 
Ve şafak söker, anlamayız, 
Artık öpüşmediğimizi. 
Umursamadan ve görkemli, 
Yapraklar, dökülün, hışırdayın, 
Ve dünün acı kasesini 
Bugünün hüznüyle çoğaltın. 
Bağlılık, çekicilik, gönül! 
Dağılalım bu hengamede! 
Güzün hışırtısına gömül! 
Dona kal veya çıldır sen de! 
  
Dr.Jivago’nun şiirlerinden

 

 

 
 

Bazılarını sevmek
 

Bazılarını sevmek ezer bizi, 
Senin her şeyin mükemmeldir, 
Ve çekiciliğinin gizi 
Hayatın çözümüne bedeldir. 
 
Baharda düşlerin hışırtısı 
Ve fışırtısı gerçeklerin. 
Bu ailedensin. Hava gibi 
Çıkar gözetmez, anlamın senin. 
 
Kolaydır gözü ışığa açmak, 
Arınmak sözcük çöplüğünden 
Ve çöp biriktirmeden yaşamak. 
Bunları kurnazlık sayma sen. 

1931



 


Her şeye inmek isterim
 
 
Her şeye inmek isterim, 
İşin özüne, 
Bir yol bulabilsem, derim, 
Kalp pürüzüne. 
 
Özüne geçmiş günlerin, 
Nedenlerine, 
Köklerine, temellerin 
En derinine. 
 
Bağını kavrayabilmek 
Olayların ve 
Yaşamak, düşünmek, sevmek, 
Yaratmak bir de. 
Becerebilseydim onu 
Kısmen de olsa, 
Yazardım hırsın özünü 
Sekiz satırla, 
 
Suçu, günah işlemeyi, 
Koşuşturmayı, 
Ve rastgele görüşmeyi 
Eli, ayayı. 
 
Yasasını yazardım ben, 
Ön sözlerini, 
Adının tekrar ederken 
Baş harflerini. 
 
Kalbim adeta uçardı, 
Dikerdim şiir. 
Ihlamur çiçek açardı 
Ardından bir bir. 
 
Katardım şiire, neyi: 
Gülü, naneyi, 
Fırtınayı, saparnayı, 
Çayır biçmeyi. 
Eskiden Chopin sokmuştu 
-De ki mucize- 
Mezarı, parkı, koruyu 
Öz müziğine. 
 
Ulaşılan her zaferdeAzap ve oyun- 
Çekilen bir kirişidir 
O gergin yayın. 
 

 

 


Öyledir öyle başlar
 
 
İnsan iki yaşında da öyle başlar işte 
Ezgilerin karanlığına sıyrılır kucaklardan, 
Cıvıl cıvıl cıvıldar, mırıldar bir süre, 
Derken, üçüne doğru, sözler dökülür ağzından. 
 
Öyledir işte, yavaşça başlarsın anlamaya, 
Kapılıp bir türbinin büyük gürültüsüne, 
Sen misin bu, bir başkası mı yoksa, 
Yabancılaşmıştır evin, bir gölgedir annen de  
 
Bu zalim leylâk parıltısının nedir derdi? 
bu dökülen, bu inen bir park kanepesine, 
Nedir? çocukları kaçırmak gibi bir şey mi? 
Öyledir işte, kuşlar öyle doluşur içine. 
 
Arttıkça artan kıvamını bulan acılardan: 
Yüreğinde ulaşılamayanın özlemi, uzak yıldızlar, 
Faust gibi olduğun, kafan bulandığı zaman 
Öyledir, öyle başlar çingene çalgıcılar. 
 
Uçaraktan yüce yüce gök katlarından 
Çevrili alanlar görürsün, evsiz topraklar, 
ve denizler bir iççekiş kadar ansızın, 
İşte tıpkı öyle doğar heceler ve uyaklar. 
 
Yulafların üstünde, sırtüstü,yaz geceleri, 
yakarır durur: her şey yerini alsın diye, 
Sakınarak gözünden şafağı ve evreni 
Öyle olacaktır, öyledir dalaşımız güneşle. 
Öyledir, öyle başlar yaşamak, dizelerle. 
 
Çeviren: Cemal
Süreya  
Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 903 | Добавил: TurkEvim | Дата: 2009-03-13

Культура - Kültür

Что нового?

НОВОЕ ФОТО

YENİ FOTO



НОВОЕ ФОТО

YENİ FOTO



НОВАЯ СТАТЬЯ

YENİ YAZI




НОВЫЕ СТИХИ

YENİ ŞİİR




НОВАЯ МУЗЫКА

YENİ MÜZİK



НОВАЯ КНИГА

YENİ KİTAP



Emin Coşkun - ART

Авторский сайт Эмина Джошкуна

Emin Coskun

Эмин Джошкун у нас


Поделиcь - Paylaş
Copyright TÜRK EVİM - ТУРЕЦКИЙ ДОМ © 2012 Сайт создан в системе uCoz