Турция - Türkiye

Категории
Мои стихи / Şiirlerim [18]
Стихи о Турции и не только о ней
Турецкие поэты [3]
Türk şairleri
Rus şiirler Türkçede [8]
Стихи Эмина Джошкуна [8]
Коды городов
Календарь - Takvim
«  Май 2008  »
ПнВтСрЧтПтСбВс
   1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Друзья - Dostlar

Турецкий клуб в Москве
Türk Külübü Moskova'da

Турецкий Клуб
      Турция.ру - место под солнцем!
        Турция.Ру
            Мой дом - Турция
              BENİM EVİM TÜRKİYE


                Айда.Ру - отзывы туристов об отелях Турции.


                Наш опрос

                Какая тематика в культуре Турции Вам наиболее интересна?

                 

                [ Результаты · Архив опросов ]

                Всего ответов: 949
                Счетчики- Sayaçlar


                ОТЗЫВ.Ру

                Рейтинг@Mail.ru

                Каталог путешествий www.turizm.ru




                Главная » 2008 » Май » 23 » ANNA AHMATOVA (2)
                6:52 PM
                ANNA AHMATOVA (2)
                 
                 


                Lüt’ün karısı

                Ve adil adam Tanrı’nın ışıldayan temsilcisini izledi,
                siyah bir dağın üstünden, onun ayak izinde dev gibi,
                huzursuz bir ses rahatsız ederken onun kadınını durmaksızın:
                "Çok geç değildir, hala dönüp bakabilirsin

                Kızıl kulelerinde Sodom’un, doğduğun yerin,
                bir zamanlar şarkı söylediğin meydanda, barakada mekik ördüğün,
                boş pencerelerde içine yerleştirilmiş yüksek evin
                oğlan ve kız çocuklar orda hayırdua ettiler evlilik yatağına senin.

                "Bir tek göz atış: ani bir acısı iğnenin
                ilmikleyen gözlerini o bir ses çıkarmadan…
                Saydam tuz oldu onun bedeni tane tane,
                ve onun hızlı ayakları kökleşti yere.

                Kim yas tutacak bu kadın için? Gözükmezmi o
                çok önemsiz bizim ilgilenmemiz için?
                Gene de kalbimde benim, onu asla inkâr etmeyeceğim,
                ölüm acısı çekmiş olanı, dönmeyi yeğlediği için.



                 
                Karşılamadılar beni, dolaşırken


                Karşılamadılar beni, dolaşırken,
                Basamaklarda parlak fenerlerle.
                Sessiz eve girdim
                Bulanık, ayışığı kovasında.

                Bir lâmbanın yeşil hâlesi altında,
                Şiddetli öfkeyi saklayan gülüşle,
                Arkadaşım, "Sindirella,” dedi,
                "Çok gariptir sesin senin…”

                Bir cırcırböceği kemanını çalar;
                Bir şömine siyaha dönüştü.
                Ah, birisi benim küçük pabucumu
                Hatıra gibi sakladı,

                Ve üç karanfil verdi bana,
                Çevirirken aşağıya doğru gözlerini—
                Suçlamalar için günahlarımı,
                Değiştiremezdin sen görünüşünü.

                Ve kalp nefret eder inanmaya
                Zaman, çok yakındır o da,
                Soracağı zaman kadınlara
                Benim beyaz pabucumu denemelerini ayaklarına.

                 


                 
                 
                Sert kabuğu boyunca…

                Sert kabuğu boyunca derin karların,
                O gizemli, beyaz evine senin,
                O kadar yumuşakça ve sessiz- biz ikimiz
                Yürüyoruz, sessizlikte yarı-kaybolmuş.
                Ve daha tatlıdır bütün şarkılardan, söylenen gelmiş geçmiş,
                Bu düşler, gerçekleşen,
                Birbirine dolanmış ince dallar beğeniyle baş sallayan,
                Gümüş mahmuzlarının ışık halkasına senin…

                1917
                 
                 
                 
                 
                 
                En Son Şerefe

                Kaldırırım kadehimi
                Tahrip edilmiş eve
                Acılı ömrüme,
                Ve yalnız günlere seninle.
                İçerim sana,
                Yalan söyleyen dudakların hainliğine,
                Öldürücü buz gibi gözlere;
                Dünyanın onun için acımasız ve yavan olduğu ona,
                Tanrının bizi ondan kurtarmadığı ona.

                 
                 
                 
                O bu üç şeye aşıktı
                  
                Beyaz tavuskuşlarına, akşam şarkılarına,
                Ve eski püskü Amerika haritalarına.
                Çocukların ağlaması yasak,
                Ahududu çayı gerekmez,
                Kadınlar isteri nöbeti geçirmez…
                Ben evliydim ona.
                 
                 
                 
                 
                 
                Aynı bardaktan içmeyeceğiz
                 
                Aynı bardaktan içmeyeceğiz
                Ne sıcak şarabı, ne suyu,
                Kuşluk vakti öpüşmeyeceğiz,
                Pencereden bakmayacağız akşama doğru.
                Sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla,
                Ama düştüğümüz aynı sevda.

                Sadık ve sevecen dost, benim yanımda,
                Senin yanındaysa neşeli bir sevgili.
                Gri gözlerindeki korkuyu anlıyorum sanma,
                Ve bu çektiklerimizin sensin sebebi.
                Sıklaştırmıyoruz ayaküstü buluşmalarımızı.
                Ne çare ancak böyle koruyabiliriz huzurumuzu.

                Şiirlerimde yalnızca senin sesinin ezgisi duyulur
                Senin şiirlerinde benim soluğum eser.
                Bir ateş ki, ona kim dokunur,
                Buna ne korku, ne unutuş cesaret eder
                Ve bilsen nasıl hoşlandığımı
                Seyretmekten senin kuru, pembe dudaklarını.
                 
                Çeviren: Vehbi Taşar
                 
                 
                 

                Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü?..

                Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü?
                Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni
                Yoksa, akşamın yaslı karanlığında
                Bir ölüyü mü düşünmeli...

                Her şey senin için: Gün boyunca dualarım,
                Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin;
                Şiirlerimin beyaz sürüsü,
                Ve mavi yangını gözlerimin...

                Hiç kimse daha yakın olmadı bana,
                Hiç kimse böylesine üzmedi beni,
                Acıya salıp gidenler bile,
                Okşayıp bırakanlar hatta.

                Çeviren: Ataol Behramoğlu

                 
                 

                 
                 
                 
                Son karşılaşmanın şarkısı
                 

                Buzdan bir el kalbimi sıkıştırıyordu sanki
                Ama bir düşte yürüyor gibiydim;
                Sağ elimin eldivenini
                Çıkarıp sol elime giydim

                Bitmez tükenmez gibi geldiler bana
                Oysa topu topu üç taneydi basamaklar
                "Benimle öl..” diye fısıldadı
                Akçaağaçların arasından sonbahar

                "Aldatıldım ben.. Üzgünüm..
                Uçarı, kötü yazgım aldattı beni…”
                Dedim ki "Ben de, ben de öyleyim..
                Ölürüm… Ölürüm seninle sevgili..”

                Son karşılaşmanın şarkısıydı bu
                Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve;
                Yatak odasının penceresinde
                Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…

                 

                Çeviren: Ataol Behramoğlu

                 


                 

                 
                Категория: Rus şiirler Türkçede | Просмотров: 2116 | Добавил: TurkEvim
                Всего комментариев: 0
                Добавлять комментарии могут только зарегистрированные пользователи.
                [ Регистрация | Вход ]
                Культура - Kültür

                Что нового?

                НОВОЕ ФОТО

                YENİ FOTO



                НОВОЕ ФОТО

                YENİ FOTO



                НОВАЯ СТАТЬЯ

                YENİ YAZI




                НОВЫЕ СТИХИ

                YENİ ŞİİR




                НОВАЯ МУЗЫКА

                YENİ MÜZİK



                НОВАЯ КНИГА

                YENİ KİTAP



                Emin Coşkun - ART

                Авторский сайт Эмина Джошкуна

                Emin Coskun

                Эмин Джошкун у нас


                Поделиcь - Paylaş
                Поиск - Arama
                Copyright TÜRK EVİM - ТУРЕЦКИЙ ДОМ © 2017 Сайт создан в системе uCoz